Sosyal Güvenlik Uzmanı




BİZİM ÇOCUKLARDAN AFRİN'DEKİ BİZİM ÇOCUKLARA

BİZİM ÇOCUKLARDAN AFRİN'DEKİ BİZİM ÇOCUKLARA

                                                                    VATAN VE KAHRAMAN      

   Bu gün günlerden Zeytin dalı... bu gün günlerden savaş... bu gün günlerden hasret...

   Geçtiğimiz haftada karşılaştığım hüzün dolu bir video, beni bu yazıyı yazmaya teşvik etti. Belki de izlediğim, herşeyin çok kısa bir özetiydi. Tek bir soru ve tek bir cevap...

-Fatih mi, Ferhat mı şehit oldu?

Evet, bu soru oğlu şehit olan babanın haber vermek için gelen görevlilere sorduğu tek soruydu. İki oğlu da vatan uğrunda savaşmak için göreve gönderilmişti. Şehitlik bir zirvedir evet ama acısı da zirvesi kadar ağırdır. Gözüyaşlı bir annedir, ömür boyu suskunluğu seçecek bir babadır, umudunu kaybetmeyen bir evlattır, her zaman yolunu gözleyen bir eştir. Bir şehit, herşeydir. Onurdur, gururdur, bayrağın rengidir...

        “Hangi oğlum şehit oldu?”- ne ağır bir soru değil mi? Bir çoğumuz bu hislerin bu güne kadar 1/100`e sahip olmadık belki... özlemi bu kadar derin tatmadık belki... biz bir şehit annesi nasıl olunur, nasıl ayakta dik durulur, nasıl “vatan sağolsun” denir bilmiyoruz belki...

        Soruyorum anne, bu acıyı yüreğine nasıl gömüyorsun? Oğlun yok şimdi. Geceler üşümesin diye kimin üstünü örtüyorsun? Nasıl dayanıyorsun sesini duymadan? En son ne zaman görmüştün peki? Bir diğer videoda gördüğüm şehit babası, ya sen? Oğlun al bayraklara sarılıyken görevde hazır olda duran Mehmetçiğin göz yaşlarını silerken ne kadar da güçlüydün. “Oğlum ağlama, düşman görmesin”- diyen baba, sen ne büyük bir yüreğe sahipsin öyle... Peki mezar başında bekleyen eş, ya sen? Bu kadar ağır bir acıyı küçücük kalbine nasıl sığdırdın? Masada her gün eşinin yerine tabak koyan hanım, bunu her gün tekrarlamaktan bıkmaz mısın?... Evlat, ya sen? Babanı en son ne zaman sivil kiyafetde çizdin?...

Annesinin bir tanesi, babasının gururu, eşinin herşeyi, kızının kahramanı şehit! Rahat uyu, onlar bize emanet!

        Böylesine bir acı, böylesine zor bir görev... şimdi tek bir soru soracağım sizlere Dünyadan ne zaman “düşman ve savaş” diye bir kavram kaldırılacak? Barış diyorum yani, BARIŞ... bir gün var olur mu? Bakıyorum da daha var... çok şeyi anlamamıza, çok şeyi anlatmamıza daha seneler var... Biz önce bir olmayı öğrenelim belki o zaman küçücükte olsa sonuçlar değişilir. Yorulduk... usandık... her sabah, her öğlen, her akşam “ Yine daha bir şehit haberi geldi” sözlerini duymaktan... haberi duyarken oğlu asker olan annenin titreyen yüreğine mi, yoksa babanın içinden söylediği “Allah rahmet eylesin! Benim oğlum olmasın o?” diye geçirdiği hislere mi isyan edelim? Yoksa biz susalım da silahlar ve boğazı boş insanlar mı konuşsun? Şimdiden isyan ediyoruz ya o anlamayan, yine ayrımcılık yapan, siyaset, siyaset diye konuşan kalpsizlere ne demeli?

            Türküz! Bu sözü yeterince kanıtlamadık mı? Asırlarla şehit vermedik mi? Güçlüyüz! Bazıları hala verdiğimiz karşılıkları güçlü olduğumuzu kanıtlamak için yaptığımızı sanıyorlar. Sansınlar, boş verelim desem... biz gerçekten güçlüyüz desem... yolumuza devam edebilir miyiz? Kolay değil biliyorum. Hiç kimseyi sevmek zorunda değilsiniz ama zamanı geldiğinde de vatanınız için katlanmak zorundasınız. Söz konumuz Vatan! Hani birinci sınıftan öğrendiğimiz şiirler vardır ya “Vatan benim annem, vatan benim yurdum!”... anneniz ağlıyor, yurdunuz kanıyor... At içindeki öfkeyi ! Bu vatan senin, benim, üzerinde gezdiği herkesin. Bu şerefli yolda kanın bir olmasa bile canın bir vatan evlatları şehit oluyor. Sen veya senin gibiler çok değil sadece bu görevde bir olalım. Düşmanlara gününü gösterelim. Şehit babasının Mehmetçiğin göz yaşlarını silerken söylediği “Oğlum ağlama, düşman görmesin” cümlesi gibi masum olalım. UNUTMAYALIM! Geçmişimizi unutmayalım. Nasıl bir yerden geldiğimizi unutmayalım. Siyaset uğruna kimliğimizi satmayalım. Gündem savaş... söz konusu vatan... kaybettiklerimiz evlatlarımız... geride kalanlar gözü yaşlı annelerimiz, bekleyen kızlarımız...

           Ey sen! Otur da küçük bir çocuğun barış dolu gözlerine bakarak terbiye et kendini. Onlardan büyük olsan bile insanlığı, adalet, sevgiyi, merhameti çocuklardan öğren. Birde ara sıra sor kendine “ seni korumak için, sen bir gün rahat yat uyu diye savaşarak şehit olan Mehmetçiğin yaptığı bu fedakarlık senin gibi birine değer mi?”. Belki değmez ama ne kadar yüce olduğunu gör toprağının. Vicdanının sesini dinle. Kendin için değil, vatanın için birlik ol ve birlik yarat!

 

                                                                    Sevinç MEMMEDOVA

                                                                                 XI-A

CAFER CAFEROV 5-A

ALİ ALLAHVERDİYEV 2-B

DENİZ MİRZALİYEVA 2-B

 

 


Etiketler: ZEYTİN DALI

0 Yorum

Yorum Yap

CAPTCHA Image 

Benzer Haberler

KAFKAS-İSLAM ORDUSUNUN EFSANE KOMUTANI NURİ PAŞA

BU AYKİ SÖYLEŞİNİN KONUĞU HARP AKEDEMİSİ HOCASI SN. MEHMAN SÜLEYMANOV OLDU. HOCA, KAFKAS- İSLAM ORDUSUNU VE EFSANE KOMUTANI NURU PAŞAYI BİZLERE ANLATTI.

Haberin Devamı

AZİZ ŞEHİDİMİZ TEBRİZ MUSAZADE'NİN ŞAHSINDA TÜM ŞEHİTLERİMİZİ MİNNETLE ANIYORUZ.

2 NİSAN 2016 YILINDA TERÖR DEVLETİ ERMENİSTAN'LA GİRDİĞİ ÇATIŞMADA ŞEHİT DÜŞEN GÜZEL İNSAN, AZİZ ŞEHİDİMİZ TEBRİZ MUSAZADE, URFAN VELİZADE VE EBUBEKİR İSMAYILOV'UN ŞAHSINDA TÜM ŞEHİTLERİMİZİ SAYGIYLA, MİNNETLE ANIYORUZ.

...
KURGANLARDA YATAN GENETİK TARİHİMİZ

KURGANLARDA YATAN GENETİK TARİHİMİZ


2 yıl önce Baku Atatürk Lisesi

FOLKLOR ENSTİTÜSÜ UZMANI ARAŞTIRMACI YAZAR BAHTİYAR TUNCAY, ÖĞRETMEN, ÖĞRENCİ, VELİ VE MERAKLILARA KURGANLARDA YATAN GENETİK TARİHİMİZ" KONULU BİR KONFERANS VERDİ. HOCAMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ.

...