İletişim

Okul geniş bir ailedir. Ailenin mutluluğu tüm bireylerin birbirleriyle saygıya – sevgiye dayalı, seviyeli diyaloğuna bağlıdır. Bu aile; yönetim ekibi, öğretmenler, diğer personel ve öğrencilerden meydana gelir. 
Aradaki bağların istenilen nitelikte olması okuldaki huzuru sağlar. Bu huzur ortamı başta yönetime, sonra öğretmene ve öğrencilere yansır. Huzursuzluk yaşanan bir müessesede başarıdan söz etmek mümkün değildir. Bunun için, iletişimde denge ve saygıya dayalı, arada belirli bir mesafe koyarak iletişim kurmak mecburiyeti vardır. Mesafe ortadan kalktığı zaman hemen olumsuzluklar başlar. 
 İletişimin sağlıklı olması amacıyla, öğretmenlerimizin aşağıdaki hususlara dikkat etmesi gereklidir. 


ÖĞRETMEN – İDARE 
- İletişimde karşılıklı saygı ve sevgi esastır.
- Yönetimde hiyerarşi takip edilmelidir.
- Öğretmen, problem idareye aktarılmadan önce; çözümü için gerekenleri yapmalıdır.
- Öğretmen problem idareye getirdiğinde çözümü için, alternatif fikirler de sunmalıdır. 
- Yapılan işlemler ve idari başvurular mutlaka yazılı olarak yapılmalıdır. Yazılı olarak iletilen konunun sorumluluğu idareye ait olup, takip gerektirmez. Gerektiği hallerde,  iletilen birimden takip edilmelidir.
- Işbirliği ve paylaşım birinci derece  amirle yapılmasına özen gösterilmeli ve “Ben” değil “Biz” mantığı ile hareket edilmelidir.


ÖĞRETMEN – ÖĞRETMEN 
- İletişimde, karşılıklı saygı ve sevgi esastır.
- Yakın görev arkadaşları (aynı dersi okuttuğunuz zümre grubu veya aynı meslekte birlikte görev yaptığınız) işbirliğine özen göstermelidir.
- Öğretmen, birimlerdeki görevlerini eksiksiz olarak yerine getirmeli, çok önemli mazaretler olmadığı sürece başkaları tarafından yapılmasına zemin hazırlamamalıdır. 
- Görev arkadaşları, iyi ve kötü günde birbirin yanında olduğunu hissettirmeye özen göstermelidir. 
- Görev arkadaşları, mesleki bilgi ve birikimlerini paylaşlaşmalı, özverili olmalıdır.
- Görev arkadaşları paylaşılan “sır”lara sadık olmalıdır.
- Karşılıklı olarak eleştiriler yapılmalı, anlaşmazlıklar ortak noktalarda uzlaşarak giderilmelidir.
- Görev arkadaşları birbirine karşı nazik, sabırlı ve anlayışlı olmalıdır. 
- Asla dedikodu yapılmamalı, yapıcı ve uzlaşmacı olmalı, tahrik edici ve kışkırtıcı rol üstlenmekten kaçınılmalıdır. 
- Tavizkar olunmamalıdır.
- Görev arkadaşları birbirlerinin önem verdiği değerlere saygılı olmalıdır. 
- Asla ideolojik, siyasi ve çeşitli guruplaşmalara meydan verilmemelidir.  
- Doğru sözlü, dürüst ve güvenirlilik ilke olmalıdır.  
- Okumadan, incelemeden, görmeden “hatır için” hiçbir belge imzalanmamalıdır.
- Tahriklere ve kışkırtmalara kapılmadan, “Gördüklerinizin yarısı, duyduklarınızın hiç biri doğru değildir” ilkesi unutulmamalıdır.
- Kızgın ve kırgınlık anında, teskin eden, doğruyu ve hatalarınızı açıkca ifade eden görev arkadaşlarının gerçek dost olduğu unutulmamalıdır. 
- Tecrübeli olan görev arkadaşlarına karşı saygılı olunmalı, tecrübe ve önerilerinden istifade edilmelidir. 
- Görev arkadaşlarınızın eksikliklerini üst makamlara iletmek yerine, tamamlamasına yardımcı olunmadır. Ancak bunun alışkanlık haline getirilmesine müsaade edilmemelidir. 
- Üstleriniz veya diğer görev arkadaşlarınız tarafından yöneltilen eleştirilere diğer arkadaşlarınızı emsal emsal göstermeyiniz. Onun yalnışlarının size haklı çıkarmayacağını unutmayınız. Kötü asla emsal alınmaz. 
- Okul ve görev arkadaşlarının kusurları asla kurum dışında paylaşılmamalıdır. 

ÖĞRETMEN-ÖĞRENCİ 
- Öğrenciye “değer verdiğinizi” ve “saygı” duyduğunuzu hissettirmelisiniz. 
- Mutlaka ismi ile hitap ediniz. 
- İletişim ve öğrenmelerde “öğrencinin merkezde” olduğunu hissettiriniz. 
- Tavır, davranış ve konuşmalarınızla örnek olunuz.    
-    Okulun genel disiplin kurallarına uygun şekilde davranış sergileyiniz ve bu konuda öğrencinizi tereddütsüz ikaz ediniz. 
- Zorunlu olmadıkça öğrencinizi, ceza amaçlı olarak, sınıftan çıkarmayınız. 
- Öğrencilerin özel durumlarını başkalarının yanında konuşmayınız. 
- Öğrencinin yanlış bir davranışını gördüğünüzde, benliğini yaralayacak söz ve tavırlardan kaçınınız. Yalnış davranış üzerine odaklanıp, niçin yanlış olduğunu açıklayınız. 
- Öğrencinin uymasını istediğiniz kural, tavır ve davranışı kendinizde benimseyip uygulayınız. Unutmayınız ki “En iyi nasihat iyi örnek olmaktır” 
- Öğrenci üzerinde bilgiye dayalı bir otorite ve saygı temelinde bir iletişim kurunuz. 
- Fiziksel veya psikolojik her türlü şiddet veya yaklaşım ifade edecek tavır ve davranışlardan kaçınınız. 
- Öğrencilerin görüşlerini uygun bir dille anlatmalarını, kendini ifade etmelerini sağlayınız. 
- Öğrencilerin eğitim ve öğretim sorumluluğunun size ait olduğunu unutmayınız. Yapacağınız tüm faaliyet ve iletişimlerde “eğitimci” kimliğinizi ön planda tutunuz. 
- Bilgiyi vasıta yaparak, vatana, millete, devlete faydalı, bayrağına saygılı nesiller olarak yetişmelerini sağlayınız.
- Köküne bağlı olma ve soyunun ahlakıyla ahlaklanma bilinci aşılayınız.
- Düşünmeye, aramaya, bulmaya, çözmeye , tahlil ve  sentez yapmaya, araştırmaya, konuşmaya, tartışmaya sevkediniz. 


ÖĞRETMEN-REHBERLİK 
 - İletişimde karşılıklı saygı ve sevgi temelinde hareket ediniz. 
 - Eğitim öğretime katkı sağlayacak nitelikte olan bilgi paylaşımını esas alınız. 
 - Bireyi tanıma teknikleri uygulama ve değerlendirme çalışmalarında sınıf ve branş öğretmeninin, yorumlama ve yönlendirme kısmında ise rehber öğretmenin aktif olması gerektiğini unutmayınız. 
 - Rehberlik servisinin elde etmiş olduğu bazı özel verilerin olabileceği gerçeğinden hareketle paylaşım konusunda ısrarcı olmayınız. 
 - Rehberlik, problemli öğrencilere özel bir merkez değildir. Bu kapsamda rehberlik çalışmalarına yanlış bir algı ile değil, bütünsel bir gözle bakınız. 
 - Olası bir problemde rehberlik servisi öncesi tarafınızdan yapılması gereken müdahaleleleri yaptığınızdan emin olunuz. 
 - Yapılan çalışmalarda işbirlikçi ve destekleyici bir yaklaşım sergileyiniz. 


ÖĞRETMEN-VELİ 
- İletişimde karşılıklı saygı ve sevgi temelinde hareket ediniz 
- Her öğrencinin, ailesi için çok değerli olduğunu unutmayın.
- Öğrenci velisi ile görüşürken “çocuğun” değil “çocuğumuz” diye söze başlayın. Cümle içinde “öğrenciniz” değil “öğrencimiz” diye devam edin. 
- Öğrencinin ailesi hakkında gerekli bilgiye sahip olabilmek için rehberlik servisi ile iş birliği içinde olunuz.  
- Öğrencinin hatalarıni velilerin üzüleceği şekilde anlatmayınız. Daha yumuşak ifadeler kullanınız. 
- Velilerinize öğrencinin olumlu taraflarından da bahsederek moral veriniz. 
- Veliyi öğrenciye karşı “tahrik” edecek tutum ve davranıştan kaçınız. Size mahcup olan veli, öğrenciyi incitebilir. 
- Velilerle okul dışı faaliyetlerinizde ölçülü ve mesafeli olunuz. Başarısız öğrenci velileri ile ilişkilerinizde mesafeli olunuz. Fazla yakınlık, veliye “taviz” ya da “torpil”  talep etme cesareti verebilir. 
- Öğrencinin velisi ile maddi ilişkilere girmeyiniz. Borç alıp vermeyiniz. Velilerden gelebilecek özel ders teklifleri ve pahalı hediyeleri kabul etmeyiniz. 
- Baskı gruplarından olabilecek veliler ile (üst yönetici, siyasi parti veya dernek üyesi vb.) ilişkilerinize dikkat ediniz. 
- Veliye başarmaya çalışmada yardımcı olabileceğinizi başarısızlığında ise “geçer not” vermeyeceğiniz kanaati uyandırınız.
- Disiplinsizliklerden şikayetinizde aceleci olmadan, sağlıklı karar veriniz ki, daha sonra veli baskısı ile geri almak zorunda kalmayınız. 
- Özürleri kabul ederek affetmeyi biliniz. Asla “kindar” olmayınız.


ÖĞRETMEN-PERSONEL 
- Okul personeli ile dengeli ve saygıya dayalı bir iletişim kurunuz. 
- Yaptıkları işlerin kıymetli ve saygı değer olduğunu onlara hissettiriniz. 
- Kırıcı, üzücü, aşağılayıcı ve  emir cümleleri kurmaktan özenle uzak durunuz. 
- Personel ile çatışmaya girmeyiniz. Olası kriz durumlarında ilgili müdür yardımcısına durumu iletiniz. 
- Okulumuzun, tüm çalışanları ve hizmet kalitesi ile güçlü olduğunu unutmayınız. 
- Personle ile ticari ilişkilere girmemeye özen gösteriniz. 


ETKİLİ ÖĞRETMEN ÖZELLİKLERİ 
- Öğretmenin okuldaki rolleri eğitimdeki değişmelere ve gelişmelere paralel olarak geleneksel alandan modern alana doğru gelişmektedir. Öğretmenin okuldaki geleneksel rollerine baktığımızda en önemli rolün “bilgi yayma” olduğunu görmekteyiz. Okuldaki diğer rolleri disipline etme, yargıçlık ve sırdaşlıktır. 
- Bu geleneksel diye nitelenebilecek roller eğitimdeki değişikliklerle, beraber değişmek durumundadır. Öğretmenler, bilgi taşıyıcı ve aktarıcı değil, bilgi kaynaklarına giden yolları gösterici, kolaylaştırıcı birer eğitim, lideri olmalıdırlar. Öğretmenin bilgi yaymaktan çok “öğrenmeyi öğretmek” rolünü oynaması, bunun için de öğrenmeyi öğretmede yeterli olması gerekmektedir 
- Öğretmen, eğitim ortamında nasıl davranmalı ve neler yapmalı ki öğrenci istenilen, davranışları göstersin sorusuna cevap olarak etkili öğretmen özellikleri ve davranışları şöyle sıralanabilir: 
• Öğretmen, dönüt düzeltme, ipucu ve pekiştirici ilkelere uygun olarak kullanılmalıdır. 
• Sınıfı iyi organize etmeli, öğrenci katılımını sağlamalıdır. 
• Öğrencilerle sürekli göz iletişimi kurmalıdır. 
• Başarının bir sonuç olduğu gerçeğinden hareketle sonuçtan ziyade süreci vurgulamalı ve tüm öğrencilerin başarmak için çaba sarfetmesini beklemelidir. 
• Her dersin ve ünitenin sonunda değerlendirme yapmalıdır. 
• Öğretmen gereksiz el, kol, jest, mimik ve vücut hareketleri yapmamalıdır. 
• Öğretmen soruları tüm sınıfa sormalıdır. 
• Öğretmen ana dilini çok iyi bilmeli ve kullanmalıdır. 
• Öğretmen ses tonunu iyi kullanmalıdır. 
• Açık ve anlaşılır yönergeler sunmalıdır.
• Öğretmen derse hazırlanarak girmelidir. 
• Öğretmen sınıfta belli bir yere çakılıp kalmamalı, aynı yerde gidip gelmemeli, kendini öğrencilere göre ayarlamalıdır. 
• Öğretmen her türlü ödevi ve sınav kağıtlarını değerlendirdikten sonra, öğrencilere dağıtmalı, onların itirazlarını sukunetle dinlemeli, hata yapmışsa kabul etmeli, özür dilemelidir. 
• Öğretmen sınav, ödev gün ve saatlerini olabildiğince öğrencilerle birlikte belirlemelidir. 
• Sınıftaki bütün bireyler ve gruplarla etkileşim kurmalıdır. 
• Öğretmen sınıfta demokratik bir ortam yaratmalıdır. 
• Derslerini amaçlı ve düzenli biçimde sürdürmelidir. 
• Öğrencilere uygun geri bildirimde bulunmalıdır. 
• Olumlu davranışları pekiştirmeli, olumsuzları kontrol etmelidir. 
• Öğretmen, öğrenme-öğretme araç ve gereçlerini etkili biçimde kullanmalıdır. 
• Öğretmen, konuları basitten karmaşığa, kolaydan zora, somuttan soyuta, birbirinin önkoşulu oluş özelliklerine, yakın çevre ve zamandan uzağa doğru işlemelidir.  .
• Öğretmen, özellikle ilköğretimde, eğitsel oyunlara hemen hemen her eğitim durumunda yer vermelidir. 
• Öğretmen öğrencilerine olan sevgisini her vesile ile ifade etmelidir.  
• Öğretmen derse zamanında girip çıkmalıdır. 
• Öğretmen öğrencilerini tanımalı, onlara adlarıyla seslenmelidir. Sınıfta ise, “sevgili çocuklar, sevgili gençler, arkadaşlar” gibi duygusal yönü olan sözcüklerle seslenmelidir. 
• Öğretmen, velilerini kurumsal prensipler doğrultusunda belli periyotlarla bilgilendirmelidir. 
• Öğrencilerden her dönem ya da yıl sonunda kendisini eleştirmelerini istemelidir. 
• Öğrencilerden gelen dönütlere duyarlı olmalı, bunlardan yararlanmalıdır. 
• Öğretmen sınıfta bir orkestra şefi gibi davranmalıdır. 
• Öğretmen sınıfta yanlış yapmak korkusundan uzak, rahat bir öğrenme ve iletişim ortamı yaratmalıdır. 
• Uygun sorular ve çarpıcı örneklerle sezgisel düşünmeyi geliş¬tirici sınıf tartışmaları yaptırmalıdır. 
• Öğretmen ne öğretileceğinden çok nasıl öğretileceğine önem vermelidir. 
• Yukarıda sıralanan davranış örneklerinin öğretmenin sınıftaki etkililiğini artıracağı söylenebilir. Öğretmenlerin görevi, öğrencilere olayları, kavramları ve bilgileri aktarmak değil, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve psikomotor etkinliklerini yönelterek, onlara öğrenmeyi öğretmektir. Sınıflar, öğrencilerin öğrenme isteğinin gelişmesine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmeli, öğretmen de davranışlarını, öğrencilerin öğrenme isteğini destekleyici, geliştirici biçimde değiştirmelidir. 
• Bilinmelidir ki; sınıf içindeki öğretmen davranışları, öğrencileri engellemediği sürece, onlar en iyi şekilde öğreneceklerdir. 
• Unutulmamalıdır ki; öğrenciler okula “gönderilirler”. Fakat okula “gitmelerini” sağlayan en önemli etken “öğretmen” leridir